Commodore’un kapak tasarımcısı Emre Senan ile röportaj

1954 doğumlu olan Emre Senan önce 1971’de Boğaziçi Üniversitesi'ne girerek bir yıl mühendislik eğitimi gördü. Sonrasında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Uygulamalı Endüstri Sanatları Yüksek Okulu’na geçerek grafik tasarım okumaya karar verdi. Çizgi filmler, kitap kapakları ve illüstrasyonlar üretti. Kurduğu Markom reklam ajansıyla Kavala Holding ve Teleteknik’e işler yaptı. Çeşitli meslek kuruluşlarında yönetim kurulu üyeliği ve başkanlık görevlerinde bulundu. Ulusal ve uluslararası düzeyde sergiler açtı ve ödüller kazandı. Emre Senan Tasarım Vakfı’nın kurucusudur.

Anasayfaya dönüş

Emre Senan, Commodore’un Mayıs 1987 tarihli 15. sayısında kullanılan bu illüstrasyonunun kişisel favorisi olduğunu söylüyor.

Bilgisayarlarla tanışmanızın nasıl olduğunu ve ilk bilgisayarınızı anlatabilir misiniz?
Emre Senan: Bilgisayarla ilk karşılaşmam 1971 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nde programlama dersinde oldu. 4 KB’lık bir bilgisayardı ve bilgisayarın içine giriyorduk. Koca bir binaydı. Sonra ilk sahip olduğum bilgisayar ise bir Commodore 64 oldu.

Boğaziçi’nde gördüğünüz bilgisayarın modelini hatırlıyor musunuz? Üzerinde hangi programlama dilini kullanıyordunuz?
Hayır, ne yazık ki hatırlamıyorum, ama Fortran öğrenmeye çalışmıştım o sıralar.

Teleteknik ve Commodore dergisiyle olan ilişkiniz nasıl başladı?
Bir reklam ajansım vardı ve Kavala Grubu'yla onların çeşitli işlerinde çalışıyorduk. Sonra grup Commodore ile anlaştı ve Türkiye’deki ilk PC reklamlarına başladık.

Sevan Nişanyan’ın aktardığına göre Teleteknik’in ilk Commodore 64 reklamlarını siz hazırlamışsınız. Hazırladığınız reklam ve afişlerin halk arasında nasıl karşılandığını hatırlıyor musunuz?
Evet, Teleteknik’in kampanyalarını yıllarca yürüttük. Sadece reklamları değil, dergiyi de yayımlarken katkı verdik. Bu kampanyalar hep yenilikleri, ilkleri içerdi. Hep olumlu tepki aldı hedef kitlesinden ve çoğunlukla ödüllendirildiler.

Teleteknik'in logosunu da siz mi tasarlamıştınız?
Evet, ben tasarladım. [Teleteknik'in] tüm kurum kimliğini yaptım.

1980’lerde ev bilgisayarları yaygınlaşmaya başladığında bu yeni aletler ve onların geleceğiyle ilgili neler düşünüyordunuz?
Daha ilk günden bilgisayarların hayatımızın ayrılmaz bir parçası olacağını hissetmiştim doğrusu, ama cebimize kadar bu hızla girebileceklerini kestirememiştim.

Bir grafiker olarak yıllarca kâğıt-kalem-makasla çalışmaya alıştıktan sonra işleriniz için bilgisayar kullanmaya başlamak sizin için nasıl bir deneyim oldu?
Ben Türkiye’de masaüstü yayıncılığa ilk başlayan grafik tasarımcıyım, sonra da hızla çizgi film yapmanın yollarını aramaya başladım. Photoshop’un ilk sürümünden beri kullanıcısıyım örneğin.

Amiga üzerinde hiç çizgi film yaptınız mı?
Evet yaptım, bir kopyası şu adreste.

Yılmaz Aysan’ın Afişe Çıkmak kitabındaki söyleşinizde1 Türkiye’de masaüstü yayıncılıkla ilk ilgilenen reklamcılardan biri olduğunuzu söylüyorsunuz. Yaptığınız ilk işleri ve bu işlerde hangi donanım ve yazılımları kullandığınızı hatırlıyor musunuz?
Yılmaz Aysan’a verdiğim yanıt doğru. Masaüstü yayıncılık önceleri çok ilkel başladı ama gene de manuel bir çok şeyi bilgisayarda yapıyorduk. Hatırladıklarım Deluxe Paint, bazı word processor yazılımları ve QuarkXpress’in ilk sürümleri.

Kapak illüstrasyonlarınız, çoğu kişi için Commodore dendiğinde akla gelen ilk şeydir. Çizimlerinizi oluştururken nelere dikkat ediyordunuz?
Dergi kapağı özellikle o dönemlerde derginin o sayısının temel mesajının taşıyıcısıydı. Çok anlam yüklüyorduk. Hem konuyu aktaracak, hem de “bilgisayar marifeti olarak bu da yapılabiliyormuş” dedirtecekti. O yüzden hem kendimizin hem de o dönemki bilgisayarın sınırlarını elden geldiğince zorluyordum. Her kapak için öneri taslakları yapar, arkadaşlarla tartışır, kararı öyle verirdik.

Kapak tasarımlarınızda hangi teknikleri kullandınız?
Kapaklarda hem analog hem dijital teknikler hep karma olarak kullanıldı. Yazılımlar ve biz geliştikçe dijital doz arttı.

Teleteknik tarafından size bir yönlendirme oluyor muydu?
Teleteknik benim profesyonel iletişimci kariyerimde bana en çok saygı duyan, benim de en çok saygı duyduğum müşterilerimden biriydi. Hiç dayatmadılar ama sıkı tartıştılar. Son kararı da bana bıraktılar.

Teleteknik’le yaşadığınız tartışmalar hangi konulardaydı?
Doğrusu bugün belirgin bir konu hatırlamıyorum, ama özellikle bir konu görselleştirilirken tartıştığımız çok olmuştur.

Dijital olarak çizdiğiniz kapakları sanırım Amiga ile hazırlıyordunuz. Hangi çizim programlarından yararlandığınızı hatırlıyor musunuz?
Aklımda kalan Deluxe Paint.

O dönemki çizimlerinizi hâlâ saklıyor musunuz?
Fena sayılmayacak bir arşivim var, biraz dağınık olsa da.

Çizdiğiniz kapaklar arasında "favorim" diyebileceğiniz ya da içlerinden daha çok beğendikleriniz var mı?
[Yukarıdaki] illüstrasyonun olduğu kapak sanki favorim bugün bakınca…

1992 mayısından itibaren Commodore ve Commodore Amiga dergilerindeki kapak çizimlerinizi durdurduğunuzu görüyoruz. Bunun sebebi neydi?
Commodore'daki çalışmalarınız sırasında zorluklarla karşılaştığınız olmuş muydu?
Commodore'da kapak tasarımı dışında farklı bir rolünüz oldu mu?
Teleteknik’in düzenlediği karikatür yarışmalarında jüri olarak görev almıştınız. Bu yarışmalardan aklınızda kalan anektodlar var mı?
Bu dönemde kullandığınız bilgisayar neydi?
Özel işleriniz için Commodore veya Amiga’da sıklıkla kullandığınız programlar var mıydı?
Bu sorulara yanıt verecek kadar iyi hatırlamıyorum ne yazık ki.

Oyun oynar mıydınız?
Marble Madness çok oynardım.

Teleteknik’in bilgisayar alanındaki çalışmaları hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Bugünden baktığınızda farklı yorumladığınız şeyler var mı?
Teleteknik’in yaşamı Commodore ve Amiga markalarının dünyadaki kısa ama etkili dönemine paraleldir. Birlikte parladılar ve birlikte söndüler. Ama şu söylenebilir: O dönem yolu Teleteknik’ten geçen bilişim profesyonelleri Türkiye’nin bilişim hayatında hâlâ önemli kişiliklerdir. Bu yanıyla Teleteknik iyi bir okul olmuştur sanırım.

Geriye dönüp baktığınızda Teleteknik’teki çalışmalarınızı hayatınızda nasıl bir yere koyuyorsunuz?
Meslek hayatımın en önemli beş işvereninden biridir Teleteknik.

1 Yılmaz Aysan. (2013) Afişe Çıkmak 1963-1980: Solun Görsel Serüveni. 2'nci baskı. İstanbul: İletişim Yayınları.

Anasayfaya dönüş


Bu röportaj 23 Nisan 2020’de Deniz Can Çelik tarafından sosyal mesafeyi koruyarak, e-posta yoluyla yapılmıştır. Lütfen kaynak belirtmeden kopyalamayınız. Emre Senan’a teşekkürlerle…
Yayımlanma tarihi: 23 Nisan 2020
Güncelleme: Teleteknik'in logosu ve kurumsal kimliği ile ilgili bilgi eklenmiştir. (24 Nisan 2020)